Rüzgara Kapılmak…!

İki de bir ortaya çıkan düşünceler. Nereden geliyorsunuz? Nereye gidecekseniz bilmiyorum ama yeter artık. Uğraşamam sizinle. Olayları ve durumları ne kadar da değiştiriyorsunuz. Anladığım tek şey ise yapmakta olduğum işleri engellemeniz.

Gerçekte de öyle değil midir? Bir şeyler yapıyorsunuzdur. Her şey yolunda gidiyordur. Ve en önemlisi memnunsunuzdur. Ansızın bir fikir gelir aklınıza ve fikir peşinde koşma isteği. Bu istek o kadar fazladır ki elinizde ki işi bile bırakıp gidersiniz yeni fikrin peşinde. Adeta koşarsınız. Gözlerinizin önünde yapacaklarınız canlanır. Çok süper şeyler olacaktır. Derken işler hiç beklenildiği gibi gitmez. Niçin böyle olmuştur farkında bile değilsinizdir. Neden ki? Anlamazsanız. Her neyse dersiniz. Ve en azından kaldığım yerden işime devam edeyim de yarım kalmasın dersiniz. Artık kendinizi toplamış ve sürüklenmekten vazgeçme kararı almanın mutluluğu içinde başlarsınız işinize kaldığınız yerden. Fakat bu sefer o eski düzeni tutturamazsınız. Neden mi? Bunu kimse anlayamaz. Olmaz işte. O kadar heyecandan sonra tekrar aynı iş sıkar insanı fakat yapacak da başka iş yoktur. Bunları da o eski işi yapamayarak söylersiniz. Çünkü artık ne o ne de başka bir iş sizi huzurlu edecektir.

İşte rüzgara kapılmak bu olsa gerek. Rüzgar kesildiğinde eskisi gibi ayakta durabilecek misiniz? Yere düşmeden tozu dumana katmadan ve sendelemeden ayağa kalkabilecek misiniz? Belki istisna iseniz başka.

Rüzgara kapılmak…

Sanki çok yorucu bir yazı oldu. İnanın yazarken ben de yoruldum. Belki de bu yazıyı bir daha ki okumamda kaldırmak isterim. Hadi iyiydi diyelim…

H. ÖZTÜRK

Bilgisayar Mühendisi / Yazar / Tasarımcı

You may also like...