Merhaba, ben Haldun Öztürk. Seyahati ve şiiri seven bilgisayar mühendisiyim. Yol Macerası ile birlikte keşfedelim! Gezdiğim şehirlerin seyahat videoları, geçmişe dair hikâyeleri, işe yarar tüyoları, yaşadığım anıları, kent tanıtımları ve benzer içerikleri macera tadında bu kanalda paylaşıyorum. Ayrıca yazdığım şiirleri "Şairin Sesinden" bölümünde bulabilirsiniz. Şiirlerle harmanlanmış yolculuklarda buluşalım. Yeni maceralardan haberdar olmak için abone olmayı unutmayın. Yol maceralarımız bol olsun. İyi seyirler...
Deniz Seki – Hayat 2 Bilet

Zamanında olmuş, Olanlar olabilir
Kalp kırılıp yen, İçinde kalabilir
İnsan bu dünya’ya, Zaten misafir
Gelişimiz belli, Gidişimiz belli değil

İnsanın ömrü bi kere, Dünyaya gelince
Kalp kırılınca içinde, Yen kalınca
Hayat 2 Bilet sadece
Biri geliş, Biri de dönüş
Sen istersen, Sen istersen dövüş
İstersen seviş, Korkmuyorum korkmuyorum.

Googol

Googol, matematikteki büyük sayılardan biridir ve 10100‘e eşittir. Başka bir deyişle 1 googol, 1 rakamına yüz sıfır ekleyerek yazılır. Bu terim Amerikalı matematikçi Edward Kasner’ın yeğeni Milton Sirotta (1929–1980) tarafından 1938 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Milton bu sırada dokuz yaşındaydı. Kasner bu kavramı Matematik ve Hayal Gücü adlı kitabında da ele almıştır.

Googol büyüklük derecesi bakımından 70 faktöriyele eşdeğerdir (70! yaklaşık olarak 1.198 googola eşittir) ve yalnızca iki asal çarpana sahiptir (her birinden 100’er tane olmak üzere 2 ve 5 çarpanları). İkilik tabanlı sayı sisteminde 1 googol 333 basamaktan oluşur.

Googolun matematiğe çok yararlı olduğu söylenemez. Bu sayı daha çok görünür evrendeki atomik parçacıkların sayılarının karşılaştırılmasında ve olası satrançoyunlarının sayısının hesaplanmasında kullanılır. Edward Kasner bu sayının düşlenemeyecek büyüklükteki bir sayı ile sonsuz çokluğun arasındaki farkı yansıttığını düşünmektedir. Sayının matematikteki kullanımı bununla sınırlıdır.

Googolun geleneksel yazımı şu şekildedir:

1 googol  =  10100
10.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000

Devamını Oku

Pozitif Bilimlerin Özellikleri Nelerdir?

Pozitif Bilim


Konuları sınırları önceden belirlenmiş olan somut varlık alanlarıdır. Evrenin belli özellikleri olan bir bölümünü ele alan bu gruptaki bilimler, soyut kavramlar üzerine araştırma yapmazlar. Deneylenemeyen konuları ele almazlar. Konuları içine giren somut varlık alanlarını incelerken genellikle tümevarım (endüksiyon) yöntemini kullanırlar. Tekil doğrulardan yola çıkarak, genel doğrulara ulaşmaya çalışırlar. Ancak pozitif bilimler bazen (özellikle de insan söz konusu olunca) bilinenden bir tek gerçeklikten yola çıkarak ona benzer olan durum için yargıya varırlar. Yani benzerliklerden hareketle akıl yürütürler. Bu yöntem benzeşim ( analoji/andırım) olarak adlandırılır.

Tümevarım ve andırım yöntemi ile elde edilen doğru bilgilerden sonradır ki pozitif bilimler, alanları içinde bir genellemeye varırlarsa; bundan sonra tek olaylar için dedüksiyon yöntemini uygularlar.

Tüm pozitif bilimlerde konularının gerektirdiği farklı özellikleri dikkate almazsak aynı yöntem kullanılır. Bu yöntem deneysel yöntemdir ve dört ana aşamadan oluşur.

Devamını Oku

Haldun Öztürk - Bir Tasarımcı
Araştırma, bilimsel araştırma, bilgi nedir?

Araştırma Nedir?

Araştırma en genel tanımıyla, birtakım olguların ortaya çıkarılması için bilgilerin aranması ya da bu amaçla yapılan her türlü sistemli çalışmayı içeren inceleme olarak tanımlanır. UNESCO’nun tanımına göre araştırma, insan, kültür, toplum bilgilerinin birikimini artırmak ve bu bilgiyi yeni uygulamalar için kullanmak için girişilen sistematik yaratıcı eylemleri kapsar. Herhangi bir konu hakkında araştırma yapan kişiye araştırmacı de denir.

İlkelerin anlaşılmasını amaçlayan temel araştırmaya kıyasla, uygulamalı araştırma daha çok insanın evren hakkındaki bilgisini ilerletmek için yöntem ve sistemlerin keşfedilmesini ve geliştirilmesini amaçlar. Bir araştırmada bilimsel yöntem kullanılabilirse de, araştırma terimi bilimsel yöntemin kullanılmadığı araştırmaları da kapsar.

Araştırmada en başta gelen nokta, bir hipotezin ortaya konmasıdır. Böyle bir hipotez, karşılaşılan problemin özelliği ile ilgili bir ön genelleme olup, her hangi bir incelemede hemen ortaya çıkabilecek ve araştırmaya ışık tutabilecek temel ilişkilere ve muhtemel çözüm yollarına dikkati çekme amacını güder. Sağlam bir araştırmanın öteki özellikleri, incelenecek konuların ya da nesnelerin seçilmesinde gerekli dikkatin gösterilmesi, araştırma ile ilgili bilgilerin nasıl toplanacağının saptanması (testler, mülakatlar, anketler vb. yolu ile) toplanan bilgilerin analizinin tam olarak yapılması, bulguların özetlenmesi ve rapor edilmesi sırasında genellemelerin dikkatle ortaya konmasıdır.

Bilimsel yöntemin kullanıldığı araştırmalar bilimsel araştırma adını alırlar. Tarihsel araştırma bilimsel araştırmanın kapsamında yer alır.

Bilimsel Araştırma Nedir?

Bilimsel araştırma, bir araştırmacının bir problemi ele alarak açıkça belirtilmiş sonuçlar üretmesinin yoludur, raporudur. Her rapor, raporu hazırlayanın veya bir başkasının önceden yapmış olduğu araştırmalara dayandırılmıştır. Bütün bu çalışmada da yapılacak şey seçilen konuyu araştırmak ve bulguları kaleme almaktır. Araştırmacı başka araştırmacıların topladığı bilgileri gerektiği gibi kullanmayı
bilmelidir.

Temelde bir arama, öğrenme, bilinmeyeni bilinir yapma sürecidir diyebiliriz. Genel olarak bilimsel araştırma; problemlere ya da sorunlara güvenilir çözümler arama amacıyla planlı ve sistemli olarak verilerin toplanması, çözümlenmesi yani analizi, yorumlanarak değerlendirilmesi ve rapor edilmesi sürecidir.

Bilimsel araştırma, sistematik  veri toplama ve analiz etme sürecidir, Bazı bilimsel araştırmalar kuram üretmeyi ya da var olan kuramları sınamayı amaçlamaktadır. Kuram bir olguyu açıklamaya kestirmeye kontrol etmeye yarayan ilişkiler ve ilkeleri bütünüdür diyebiliriz. Örnek verecek olursak; öğrenme  olgusunu açıklayan kuramlar arasında bilişsel öğrenme kuramını sayabiliriz.

Araştırma Teknikleri sunuşu, araştırma yöntemlerindeki farklı anlayışları, yaygın olarak kullanılan araştırma tekniklerini, araştırma basamaklarını, veri toplama ve analizini, yorumunu, rapor yazma esaslarını, kaynakça ve dipnot gösterme tekniklerini kapsamaktadır.

Temel amaç; araştırma sürecini (sorun belirleme, veri toplama, veri analizi ve sonuçları yorumlama) incelemek, belli başlı bilimsel araştırma yöntemlerini (deneysel yöntem, betimleme yöntemi, tarihi yöntem vb.) gözden geçirmek ve belirli bir konu hakkında araştırma yapabilmek için gereken literatür bulma, veri toplama, verileri değerlendirme ve rapor yazma tekniklerini anlatmaktır.

Bilgi Nedir?

  1. Öğrenme, araştırma ya da gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf; (bilişimde) kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  2. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat; insan usunun kapsayabileceği olgu, gerçek ve ilkelerin tümüne verilen ad, malumat.
  3. Bilim; insan anlağının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünsel ürün, malumat, vukufbilgi

Bilginin çevirimi:

  • Bilgi doğar,bulunur ya da keşfedilir.
  • Bilgi kaydedilir.
  • Bilgi kullanılır, değerlendirilir.
  • Bilgi geliştirilir.
  • Bilgi aktarılır.
  • Bilgi arşive kaldırılır.

Bilgiler yukarıdaki çevrime göre ömürlerini tamamlar. Bilginin türü ve özellikleri değişse de bu çevrim değişmez.

İşlenmiş data olarak bilgi:

Veriler (data) genellikle tanımlanmamış kullanım ve başvuruları içeren ham gerçekleri göz önünde tutarlar. Bilgi seçeneklere etkiyen işlenmiş data olmak üzere göz önünde tutulur.  Data bazen formatlanır, filitrelenir ve özetlenir. Araştırmacılar  datayı hipotezleri test etmek için toplarlar,böylece data, işlenmemiş ve analiz edilmemiş sayılara bağlıdır. Data, analiz edildiğinden ,bilim adamları datanın içerdiği bilgi hakkında konuşurlar,bilginin yorumlanması ise,analizlerinden elde edilir.

Belirsizliğin (Bilinmeyenin) karşıtı olarak bilgi:

Bilgi üzerindeki farklı bir perspektif ekonomik teoriden türetilmektedir ve burada bilgi bilinmeyenin negatif ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Mikro ekonomi teorisinde arz ve talebin dengesi mükemmel  olarak bilinen pazara bağlıdır. Burada tüm satıcılar ve alıcılar,birbirleri hakkında tüm bilgilere sahiptir ve bilinmemezlik burada yer almaz. Bilgi, arz ve talep hakkında bilinmeyenleri yok ederek bir pazarı mükemmel hale getirir.  Makro ekonomi teorisinde, ekonominin yönünü ölçen ve önceden haber veren ekonomik sinyaller ekonomik durum hakkında bilgi sağlarlar. Firma bu sinyalleri çözerek bilinmeyeni en aza indirir.
Yöneticiler bu nedenlerle bilgiyi bilinmeyeni azaltan şeklindeki terimlerle tanımlarlar. Çünkü yöneticiler, karar vermede alternatiflerin çıktılarını düşünmeli,kararın kalitesini,karar verme prosesinin etkisini arttıran çeşitli alternatiflerin çıktıları hakkında bilinmeyenin azaltılmasını  tasarlamalıdırlar.

Anlamlı bir sinyal olarak bilgi:

Bilgi teorisi, insanlar ve/veya makineler  arasındaki haberleşmenin etkisini ölçme olmakla birlikte ,bilgiyi haberleşmenin girdisi ve çıktısı olarak tanımlamaktadır. Gönderici ve alıcı tarafından aynı şekilde yorumlanan elektronik,denetlenebilir,görülebilir veya diğer sinyaller bilgiyi iletirler.

Yöneticiler haberleşmeci olarak görevlerinde bilgiye ulaşırlar ve bilgiyi yönetirler. Anlamlarını iletecek şekilde, datayı veya sinyalleri organize eden raporları alırlar. Yöneticiler, haberleşmenin bir parçası olarak duydukları ve gördükleri  bilgilerden bir anlam türetirler ve bunu karar vermek için kullanırlar.

Daha fazla bilgi için:

  1. https://bilgi.nedir.com
  2. https://www.reitix.com/Makaleler/Arastirma-Nedir/ID=1343
  3. https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/223942-bilimsel-arastirma-nasil-yapilir.html#ixzz1a0cjJ6L6

Sıla – Tam da Bugün

Geçmişten günümüze gelen anılar vardır. Hayata dair bir çok anı barındırırız. Bazı şarkıların sözleri tekrar tekrar dinlenmek istenir. İşte öyle bir parça. Bugün de bu parçayı dinleyelim.

Hep aynı başlıyor, bitiyor ve, İki kişiden biri vazgeçiyor ve
Biri hep daha çok, ÇOK seviyor be!
Aynı başlıyor, bitiyor ve, İki kişiden biri vazgeçiyor ve
Biri hep daha çok, ÇOK seviyor be!

Unutulur da gider, Acı içine döner,
Sonra bir gün, geri döner, Yerini hatırlarsın,

Sana Gelsin

Siyah inci gibi parlayan gözlerine bakmak

Adeta içimi titreten bir bağımlılık yarattı bende

Nefes almak gibi bir şeydi bu bence

Ayırma gözlerini benden yaşamak istiyorum.

 

Gülüşün bende bulutlarda gezinme etkisi

Esinti yayıyor yürüyüşün, var olduğunu anlamak gibi

Lisan yetmiyor bunu anlatmaya, enteresan bir şey bu

Sızıntılı ağrılar başlıyor, her uzaklaştığında

İstifa etmek istiyorum yaşamdan, sen yoksan

Ne zaman biter bu son ya da bu başlangıç bir bilsem.

 

Yazan: Haldun Öztürk 21.03.2015 11.30

Deniz Seki – İyisin Tabi

İyisin tabi sen sevildin ben bekledim, Rahat değil mi bir varmışım bir yokmuşum
Bir varmışım bir yokmuşum ne güzel tabi mehtap gibi

Ben o kadar emin olamam, Bugünden yarına rahat duramam
Aşkı duvarıma süs yapamam, Yok sayamam

Petek Dinçöz & Ferhat Göçer – Seni Sensiz Seveceğim

Gözyaşlarım dudaklarımda, Ecel geldi artık kapımda
Seni sensiz seveceğim, Kalsam kara toprak altında

Bir gün beni anlayacak, Belki çok ağlayacak
Ondan gizlediğim için, Belki de çok kızacak

Bilseydi ne yapardı ki, Ölüme çare yok ki
Gerçeği öğrenseydi, Aylarca üzülecekti

Neden benden kaçıyorsun, Sanki bir şey saklıyorsun
Açık konuş, söyle bana, Ayrılmak mı istiyorsun

29 Harfsiz Aşk

Amerikan filmlerinde olur, cesur yürekli aşıklar

Bazen kadere inanır, bazen de rüyalarda gördüğüne

Cesur delikanlılarda başka sever hani, tutuşurcasına

Çarpar kapıyı girer ortama, sağa sola bakar yıkar masayı

Dağıtır ortalığı, sonrada kendine bir kahve söyler

En hakiki odur, ondan öte yoktur, buna inanır

Fakat böyle değildir işte, gerçek hayat başkadır

Garipten sesler duyar için için, içini acıtan tarzda

Ğ

Hakikatlere inanmak güçtür, o adam için

Ilık bir havada, kollarını sallayarak yürür yolda

İnceden bir ıslık çalar, topuk sesinin ritminde

Jonglör misali düşer gibi yapar ara sıra

Kaldırımlara gelince hafif temposunu düşürür

Lafını esirgemez, karşısında bir ukala görünce

Maziden bir türkü gelir aklına, çevreye aldırmadan söyler

Ne isterse yapar, keyfi yerindedir, kimse moralini bozamaz

Onda olan başkasında da olsun ister hep, paylaşımcıdır

Ömür boyu unutamayacağı bir sevdaya tutulmuştur, bu aralar

Piyano çalmayı bile öğrenmiştir, onun için, ıslık bile çalamazken

Rahat tavırlarına, gözlerinin ışıltısına, giydiği renk satene

Su içerken çıkardığı sese, bakarken gözlerine tutulmuştur

Şaka gibi gelmiştir, önceleri onun gülüşü, beyazlar içinde

Tek tırnak içinde anlatılması gereken onlarca şey vardır

Umut dolu yarınlar onu bekler, çünkü her şey yolunda gibidir

Üstü kapalı cümleler kurarak anlatmaz normalde, aklındakileri

Ve son kelimeleri sevdiğini söylemek için kullanmıştır

Yolunda gitmiştir her şey, umduğu olmuştur

Zaman artık onun için akıyordur, onunlayken mutludur.

Yazan: Haldun Öztürk 08.03.2015 22.04